Silivri İlan Bürosu

editor
0212 296 9558 editor Aralık 9, 2014 15:15

Silivri İlan Bürosu

Silivri Tarihi

Antik çağdaki isminin Selymbria veya Selybria olduğu bilinen kent, doğal bir limana sahip olması ve önemli ticaret yollarının üzerinde bulunması sebebiyle her dönemde önemini korumuştur. Silivri şehri bugünkü kasabanın yanındaki koyun doğusunda Marmara’ya hakim 56 m. yüksekliğinde dik ve sarp bir tepenin üzerinde kurulmuştur. İlçe sınırlarında çok önemli akarsu yatakları olmayıp Çanta Deresi, Gelevri Deresi, Kova Deresi, Tuzla Deresi ve Karılar Deresi gibi küçük dere ve çaylar bulunmaktadır. 18 köyü ve 8 beldesi bulunan ilçenin merkezi ise 7 mahalleye ayrılmıştır.

Gazitepe Mahallesi

Osmanlı İmparatorluğu zamanında Eyüp Han Vakfına verilen mahalle daha sonra bir Rum’a satılmıştır. Gazitepe adı, köyün eteklerinde kurulu olduğu tepeden gelmektedir. Tepenin adı ise Balkan Savaşı’nda karargâh olarak kullanılmasından kaynaklanır. Savaşta kullanılan bayrak ve flama direklerini sabitlemekte kullanılan beton kaideler uzun süre tepenin üzerinde kaldı. Yunanistan’dan göç eden muhacirler dışında, köy halkının bir kısmı da eskiden beri bu bölgede oturmakta olan kişilerden oluşur. Köy, 2007 itibareiyle yakın zamanda Silivri’nin bir mahallesi haline getirilmiş ve belediye sınırları içine alınmıştır.

Mahalle, geçmişte bir çiftlik olan arazinin üzerinde kurulu olduğundan fazla tarihi eser bulunmaz. Üzerinde 1908 tarihi yazılı bulunan, havuzlu iki çeşme vardır, ancak bunların musluk kısmındaki kabartma aslan başları tahrip edilmiştir

Mübadele sonucunda köye gelen halk arasında Makedonca, Arnavutça ve Rumca konuşanlar vardır. Ağırlıklı olarak Makedonca konuşulur. 

Bekirli Mahallesi

Osmanlıların Trakya’ya yayılma yıllarında Anadolu’dan getirilip buraya yerleştirilen Türkmen Yörüklerinden Bekirlu aşiretinin oluşturduğu bir köydür. Bu aşiret halkı bir müddet burada kalmış(komşuları olan Karakızlı Aşireti gibi) bir süre sonra burayı terk edip tekrar geldikleri yere dönmüşlerdir.Yıllarca boş kalan bu köye Razgrat’ın Sazlı Köyü’nden 1877 yılında (93 Harbi) 40 hane kadar göçmen gelip yerleşmiştir. İlk gelenler geldiklerinde evleri yıkılmış, harabe bir şehir bulmuşlardır. Zaman içinde gelenlerin akraba ve komşularının gelerek köye yerleşmesiyle köy nüfusunda artış olmuştur.

Silivri Kalesi

Silivri Kalesi

Değirmenköy Fevzi Paşa Mahallesi

Fetih ve Balkanlara yayılma yıllarında, Kütahya ve yöresinde oturan Germiyanoğulları Beyliği’nden Bulgaristan’ın Silistre Sancağı’na yerleştirilen bazı ailelerden bir kısmının 1836 yılında buraya gelip yerleşmesiyle, bölgeye Germeyan ismini vermişlerdir. Bu köyün yakınlarında bulunan Rum köylerinden gelen Rum işçilerin çoğalması ile köy büyümüş, hatta köydeki kilisenin yapımına II.Abdülhamit yardım etmiştir. Zamanla köydeki Türk nüfus azalıp, Rumlar çoğalarak burası bir Rum köyü haline gelmiştir. Balkan Savaşı sonlarında Rumlar Yunanistan’a, oradaki Türkler de buraya göç ederek bir Türk köyü haline gelmiştir. Köyün yüksek yerlerine kurulan un değirmenleri nedeniyle de adı Değirmenköy olmuştur.

Değirmenköy Germeyan Kilisesi

Değirmenköy Germeyan Kilisesi

Değirmenköy, 1955 yılına kadar Tekirdağ İlinin Çorlu ilçesine bağlıydı. 1955’te İstanbul’un Silivri ilçesine bağlanmıştır. 1960 yılında meydana gelen heyelan nedeniyle İmar İskan Bakanlığından alınan yardımlarla yeniden kurulmuş, alt yapısı devlet tarafından yapılarak, modern planlı bir köy haline gelmiştir. 1963 yılında belediye kurularak kasaba kimliğine bürünen Değirmenköy iki mahalleden oluşmaktaydı. Bunlar ;İsmetpaşa Mahallesi ve Fevzipaşa Mahallesiydi. 2008 yılındaki düzenlemeler sonucunda bu belde feshedilerek mahalleler, Silivri merkeze bağlandı.

Gümüşyaka Mahallesi

Gümüşyaka’nın ilk ismi Herakliapolis idi. Zamanla bu isim Heraklia, Eraklia ve sonunda Ereğli olmuştur. Bizans döneminde Silibreç adıyla Megeralılartarafından kurulan Gümüşyaka köyü, Atina ve Edirne üzerinden gelen,karayollarının birleştiği, deniz kıyısında kervancıların konakladığı küçük bir yerleşim merkeziydi. Tarihi değere sahip, zamanın tüccarları tarafından kullanıldığı sanılan büyük hanlar, önemli sayıda insanın kaldığını kanıtlayansu sarnıcı, su dehlizleri hala gözlenebilmektedir.

Osmanlılar döneminde “Eski Ereğli” olarak bilinen belde, 1860’lardan sonrasadrazam olan Mahmut Şevket İnci Paşa tarafından Belkıs Hanım’a düğün hediyesi olarak verilmiştir. Ancak yerleşim halindeki halkın tutumu, ileride tehlikeli olur endişesiyle köyün bulaşıcı hastalık bahanesiyle boşaltıldığı, denizden topa tutularak yerle bir edildiği ve daha sonra buraya çiftliklerin kurulduğu söylenir ve buraya “Eski Ereğli Çiftliği” adı verilmiş. Daha sonra “Şakir Bey Çiftliği” olarak isimlendirilip Çorlu’ya bağlanmış. Bu çiftlik bir zaman sonra varislerden Belkıs Hanım’ın eline geçmiştir. Sonuç olarak daha önce mübadelede gelen Yunanistan’ın aynı yöre halkından, Silivri, Çatalca ve Kırklareli’nde oturan bir kısım göçmen vatandaş birleşerek Belkıs Hanım’a ait bu çiftlik arazisini köy kurmak şartıyla 1938 yılında 52 bin liraya satın almıştır.

Gümüşyaka Sahil

Gümüşyaka Sahil

Bugüne kadar gelen bazı söylentilere göre 1950’lere kadar gelen bu köyün, o yıllarda bir salgın hastalık sebebiyle terk edildiğine inanılır. İkinci bir söylentiye göre, İstanbul – Tekirdağ arasında devlet hazinesinin parası nakledilirken, bu köyün bulunduğu kısımda paranın gasp edilmesine kızan hükümetin, bu köyü denizden topa tutarak ortadan kaldırdığına ve bir müddet sonra da şahıslara sattığına inanılır.

Köye 1963 yılında Gümüşyaka ismi verildi ve 1970 yılında Silivri’ye bağlandı. Kasaba halkının çoğunluğu patriyot denilen Yunanistan göçmenidir. Az bir kısmını ise Bulgaristan göçmenleri ve Anadolu’nun çeşitli yörelerinden gelenler oluşturur.

İsmetpaşa Mahallesi

Bölgenin eski ismi Germeyan idi. Fetih ve Balkanlara yayılma yıllarında, Kütahya ve yöresinde oturan Germiyanoğulları Beyliği’nden Bulgaristan’ın Silistre Sancağı’na yerleştirilen bazı ailelerden bir kısmının 1836 yılında buraya gelip yerleşmesiyle, bölgeye Germeyan ismini vermişlerdir. Bu köyün yakınlarında bulunan Rum köylerinden gelen Rum işçilerin çoğalması ile köy büyümüş, hatta köydeki kilisenin yapımına II.Abdülhamit yardım etmiştir. Zamanla köydeki Türk nüfus azalıp, Rumlar çoğalarak burası bir Rum köyü haline gelmiştir. Balkan Savaşı sonlarında Rumlar Yunanistan’a, oradaki Türkler de buraya göç ederek bir Türk köyü haline gelmiştir. Köyün yüksek yerlerine kurulan un değirmenleri nedeniylede adı Değirmenköy olmuştur.

Fenerköy

Fener köyünde, mübadeleye kadar Rumlar yaşamıştır. 1903 yılında ise köye; Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya ve Romanya’dan gelen Türk göçmenleri yerleştirilmiştir. Fenerköy son yıllarda mükemmel bir gelişim göstermektedir. Özellikle spor alanında gösterdiği başarılar tüm istanbul tarafından tanınmasına sebep olmuştur. Özellikle Selanik ve Bulgaristandan gelen göçmenlerin tam olarak asamile olmayışları,dillerine kültürlerine sahip çıkmaları neticesinde şirin bir rumeli kasabası görüntüsü çizmektedir.Silivrinin diğer köylerine nazaran gelişmişlik yönünden en ileride olan ve köyü gören insanların köy diyemeyeceği bir yapıdadır.

Kavaklı Mahallesi

Kavaklı’nın bilinen tarihi Osmanlı son dönemine dayanmaktadır. Osmanlı’nın son döneminde Feti Bey’in yönetimine verilmiş, bu sebepten”Feteköy” adıyla anılmaya başlamıştır. 1982’den itibaren yapılan resmi değişiklikle köyün adı Kavaklı olarak değiştirilmiştir. Nüfus mübadelesi ile de köy Rumeli’den gelen Bulgaristan Göçmenlerine tahsis edilmiştir. 1990’larla birlikte, özellikle iş adamları ve sanatçı camiası tarafından sayfiye alanı olarak keşfedilmiş ve köyün sosyo-ekonomik yapısı büyük bir kırılma yaşamıştır.

Piri Mehmet Paşa Mahallesi

Mahallenin adını aldığı Piri paşa, Padişah 1.Süleyman’ın sadrazamlığını yapmıştır. 1533 veya 1534 yılında oğlu Edirne Müftüsü olan oğlu Mehmet efendi tarafından zehirlenerek öldürüldüğü rivayet edilir.

Piri Mehmet Paşa Cami

Piri Mehmet Paşa Cami

editor
0212 296 9558 editor Aralık 9, 2014 15:15
erdemreklam-tlfsd